Aci,
agulu dikenler gibi ruhuna dolandiginda,
öfke,
kizil bir küheylan gibi kosturdugunda,
keder,
yasli bir agaç gibi üstüne yikildiginda,
duracaksin,
durup, gümüs bir su gibi akan sabahin tazeligine
bakacaksin,
sana iki yüz yil önceden haberler tasiyan
alayci kargalarin sesini
dinleyeceksin,
çiçeklerini koklayip derin bir soluk
alacaksin.
Ölüm seni kusattiginda, tam o sirada, hayati
düsüneceksin.
Aciyi, öfkeyi, kederi ulu bir gölgelige yatiracaksin
bir zaman, ?dinlenin biraz? diyeceksin.
Bir inci avcisi gibi, ta derinlere dalip tek tek bütün
istiridyeleri açarak,
bir sevinç arayacaksin.
Hayaller kuracaksin.
Hatiralari
İçeriğin devamı sadece üyeler içindir!